Cebelitarık Boğazı, Atlantik Okyanusu ile Akdeniz’i birbirine bağlayan ve İspanya ile Fas arasında yer alan oldukça dar bir su yolu. Genişliği yalnızca 13 kilometre olan bu boğazın geleceği, yeni bir araştırma ile gündeme geldi. Lizbon Üniversitesi’nden João C. Duarte liderliğindeki bir ekip, Mainz Johannes Gutenberg Üniversitesi’nden Boris Kaus ile iş birliği yaparak gerçekleştirdikleri çalışmayı Geology dergisinde yayımladı. Araştırmanın odak noktası, “Cebelitarık Arkı” olarak bilinen tektonik yapının Atlantik Okyanusu’na doğru hareket etme potansiyeli üzerineydi.
YENİ SIMÜLASYONLAR KANIT SUNDU Ekip, üç boyutlu yer çekimi simülasyonları aracılığıyla Cebelitarık Arkı’nın çevresindeki litosferin dirençlerini kırarak yeniden hareketlenebileceğini ortaya koydu. Duarte, bu bulguların önemini vurgulayarak, “Simülasyonlarımız, böyle bir doğrudan göçün yaşanabileceğini ilk kez gösteriyor” dedi. Araştırmacıların modeline göre Cebelitarık Arkı, bir menteşe gibi çalışmaktadır. Şu anda yavaş bir hareketlilik gösteren yapı, belirli bir eşik aşıldığında tekrar hız kazanabilir. Bu durum, boğazın milyonlarca yıl içinde kapanmasına yol açabilir.
WILSON DÖNGÜSÜ VE OKYANUSLARIN GELECEĞİ Çalışmanın temelinde, “Wilson Döngüsü” adı verilen büyük bir jeolojik süreç yatıyor. Okyanuslar, yüz milyonlarca yıl boyunca açılır, olgunlaşır ve tekrar kapanır. Bu döngünün motor gücü, dalma-batma bölgeleri ve levha hareketleri mekanizmasıdır. Batan bir levha, arkasındaki levhaları sürükleyerek okyanus tabanını yok etmektedir. Kaus’un ifadelerine göre, Cebelitarık Arkı, Atlantik Okyanusu’nu tehdidi altına alacak üçüncü yapı konumundadır. Bu durum, Atlantik Okyanusu çevresinde, Pasifik’teki Ateş Çemberi’ne benzer bir deprem ve volkanik kuşak oluşabileceğini gösteriyor.
DEPREM RİSKİ UZAK DEĞİL Kıtalar yılda yalnızca birkaç santimetre hareket etse de bu yavaşlık yanıltıcı olabilir. Bölge, 1755 yılında Büyük Lizbon depremini ve tsunamisini tetikleyebilecek kadar aktifti. Cebelitarık Arkı’ndaki gerilim birikimi, boğaz kapanmadan önce bile yıkıcı sarsıntılara neden olabilir. Araştırmacılar, bu bulguların uzun vadeli tehlike haritalarını, kıyı planlamasını ve levha tektoniği alanındaki eğitimi doğrudan etkileyeceğini belirtiyor. 2013 yılından bu yana İberya marjındaki sıkışma gerilimleri üzerine yapılan çalışmalar, bu son modellemeyle somut bir kanıt temeline oturmuş durumda. Cebelitarık Boğazı’nın kapanması insanlık tarihi açısından uzak bir gelecekte gerçekleşecek bir senaryo olarak görülse de, bu sürecin tetiklediği deprem ve volkanik aktivite riski, günümüz için önemli bir mesele olarak kalmaya devam ediyor.