Batı’da servet, Türkiye’de sınırlı! Tazminat uçurumu

‘Ömür boyu yenileme’ garantisiyle özel sağlık sigortası yaptırdıktan sonra hayati tehlikeye neden olan kan hastalığı PNH’ye yakalanan Ahmet P., hastane masraflarını karşılamayan sigorta şirketine açtığı davada 17 bin 715 euro maddi tazminat kazandı. Benzer durumlarda Avrupa ülkeleri ya da ABD’de çok daha yüksek tazminata hükmedilebildiğini belirten uzmanlar, Türkiye’de Türk Borçlar Kanunu ve Yargıtay içtihatlarındaki “sebepsiz zenginleşme” ilkesi gereği tazminatların çok düşük kaldığını belirtiyor.

Avukat Dilek Yüksel, tazminatın amacının mağduru zengin etmek değil, yaşadığı acıyı kısmen gidermek ve huzur duygusunu yeniden tesis etmek olduğunu belirterek “Manevi tazminat; bir insanın kişilik haklarının ihlali halinde doğacak manevi zararların telafisi amacını güder. Kişilik haklarının ihlali sonucu ortaya çıkan manevi acı, elem, üzüntü, itibar kaybı gibi manevi zararların telafisini amaçlar. Manevi tazminat miktarının hesaplanmasında hakimin takdir yetkisi var” dedi.

Caydırıcılık da gerekli

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Manevi tazminat miktarının zarar verenin özenli davranması için caydırıcı olması gerektiğini vurgulayan Yüksel, “Miktarı belirlerken hakimin geniş bir takdir hakkı bulunmaktadır. Hakim olayın oluş şeklini, mağdurun yaşını, olaya toplumun bakış açısını, zarara yol açanın yaşını, sosyal ekonomik durumlarını, paranın alım gücünü göz önünde bulundurur” diye konuştu.

Kültürel fark 

“Bireylerin kişilik hakları, yaşadıkları, içine doğdukları toplumun değerleri ile devralınan kültürel miraslarıyla şekillenir” diyen Avukat Yüksel, “ABD gibi bireyci toplumlar ile Japonya gibi kolektivist toplumların olaylara bakış açısı, bireylerde yarattığı etkiler aynı değildir. Tüm bu hususlar manevi tazminat miktarlarına yansır. Türkiye’de kanun koyucunun amacı zarara uğrayanı zengin etmek değil haksızlığa uğrayan bir insanda öç duygusunun tatmin edilmesidir” ifadelerini kullandı.

Maddi tazminat somut

Yüksel, maddi tazminata ilişkin de “Fiili bir zarar olduğu için kişinin uğradığı zararı tespit etmede somut ölçütler söz konusudur. Miktarı, hesaplama bilirkişileri tarafından belirlenir. Bu hesaplamalar, mağdurun yaşı, cinsiyeti, geliri, kusur oranı ve maluliyet durumu gibi birçok faktörü göz önünde bulundurur. Hesaplama yöntemleri, indirimlerin sırası gibi hususlar Yargıtay kararları ile netleştiği için hakimin takdir yetkisinin sınırları belirlenmiştir” dedi.

Ölçüt ne?

Avukat Sinan Civriz de maddi tazminat davalarına ilişkin olarak Civriz, “Bilirkişi raporu önemli bir delildir ancak hakim, tüm delilleri birlikte değerlendirerek karar verir” dedi. Civriz, manevi tazminat miktarının; tarafların sosyal ve ekonomik durumu, ihlalin niteliği ve zararın ağırlığı dikkate alınarak hakim tarafından belirlendiğini, Yargıtay’ın da manevi tazminatın kişiyi zenginleştirmeyecek ancak tatmin sağlayacak ölçüde olması gerektiği yönünde içtihat oluşturduğunu belirtti. Civriz, “ABD gibi bazı ülkelerde hükmedilen manevi tazminatlar kişinin ömür boyu geçimini sağlayabilecek seviyelere ulaşabiliyor. Türk hukukunda ise temel amaç, zarar görenin manevi tatminini sağlamak olup, zenginleşmesine yol açacak miktarlara hükmedilmemesidir” değerlendirmesinde bulundu.

ABD’de 145 milyon dolar tazminat

Colorado’da görülen davada, jüri, travmatik beyin hasarı sonrası rehabilitasyon ödemelerini reddeden sigorta şirketinin 145 milyon dolar tazminat ödemesine hükmetti. Bu en yüksek tazminat kararı oldu.

Sıcak kahve davası

ABD’de sembol davalardan biri de Liebeck-McDonald’s Davası (1992). 79 yaşındaki Stella Liebeck, park halindeki araçta kahveye şeker eklemek istedi. Bardağı bacaklarının arasında tutarken kahve kucağına döküldü. Kahve 85 derece gibi kaynama noktasına çok yakın bir sıcaklıkta servis edildiği için kadının vücudunda üçüncü derece yanıklar oluştu. Liebeck’e deri nakli yapıldı ve iki yıl tıbbi tedavi gördü. Liebeck McDonald’s’tan sadece hastane masrafları için 20 bin dolar talep etti. Şirket ise 800 dolar teklif etti. Olay mahkemeye taşınınca McDonald’s’ın sadece bir günlük kahve satış geliri hesaplandı. O dönem bu rakam 2.7 milyon dolardı. 160 bin dolarlık hastane masrafının yanı sıra 2.7 milyon dolar cezalandırma tazminatına hükmedildi.

10 bin $ yerine 100 milyon

Trafik kazası sonrası bilişsel hasar alan Timothy Kuhn’a sigorta şirketi USAA’in 10 bin dolar teklif etmesiyle başlayan ve 2024-2025’te görülen davada şirketin süreci kasıtlı olarak uzatması sonrası jüri, 100 milyon dolar cezalandırma tazminatına hükmetti.

Çevre felaketi

Tüketici haklarıyla ilişkili bir başka olay, enerji devi BP’nin 2010 yılında Meksika Körfezi’ndeki petrol sızıntısı felaketiydi. ABD tarihindeki en büyük çevre tazminatı anlaşmaları yapıldı. Hükümetle yapılan ana uzlaşma 20.8 milyar dolar iken, çevresel ve tüketici cezaları ile BP toplam 60 milyar dolar ödedi. ABD hukuku bu tür felaketleri ağır ihmal görüyor ve sadece  zararın tazmin edilmesini değil, şirketi cezalandıran ve benzer bir durumun tekrarlanmasını önlemeyi amaçlayan çok yönlü bir ceza kesilmesinin önünü açıyor.  – EKONOMİ SERVİSİ/DIŞ HABERLER SERVİSİ

The post Batı’da servet, Türkiye’de sınırlı! Tazminat uçurumu appeared first on Kilis Egitim.